Django Unchained

1858 yılında, King Schultz adındaki bir ödül avcısı, peşinde olduğu bazı adamları bulabilmek için Django adında bir kölenin izini sürer ve onu satın alır. Bu adamları bulduktan sonra Django, kaçma girişimleri nedeniyle eski sahipleri tarafından kendisinden ayrı satılan eşi Broomhilda'yı bulmak ister. Schultz, yanında kalıp ortağı olması hâlinde ona yardım etmeyi teklif eder. En nihayetinde kadının Mississippi'deki bir plantasyona satıldığını öğrenirler. Doğrudan içeri girip kadını istediklerini söyleyemeyeceklerini bildiklerinden, çiftlik sahibinin kendilerini evinde ağırlamasını sağlayacak ve bir yolunu bulmalarına imkân tanıyacak bir plan yaparlar.
İzleyici Yorumları
Puan Ver ve Yorum Yap

Quentin Tarantino’nun 2012 yapımı eseri Zincirsiz (Django Unchained), Amerikan tarihinin en karanlık dönemlerinden birini spagetti western janrının dinamikleriyle yeniden biçimlendiren sarsıcı bir intikam hikâyesidir. Sinema tarihinin tekinsiz mekânlarını ve çirkin gerçeklerini mizahi ama bir o kadar da vahşi bir dille ele alan yönetmen, kölelik kurumunun insanlık dışı doğasını gözler önüne sererken izleyiciyi soluksuz bir adalet arayışına sürükler. Film, Alman asıllı kelle avcısı Dr. King Schultz’un, özgürlüğüne kavuşturduğu Django ile birlikte Django’nun karısı Broomhilda’yı zalim çiftlik sahibi Calvin Candie’nin elinden kurtarma mücadelesini odağına alır. Yapaylıktan uzak karakter derinliği ve olağanüstü oyunculuk performansları yapımın en güçlü sütunlarını oluşturur. Christoph Waltz’un canlandırdığı Dr. Schultz karakteri, hukuki kurallara son derece sadık görünürken içten içe derin bir vicdan taşıyan yapısıyla filme eşsiz bir entelektüel hava katar. Leonardo DiCaprio’nun hayat verdiği Calvin Candie ise zarafet maskesinin arkasında saklanan vahşeti kusursuzca yansıtır; Stephen rolündeki Samuel L. Jackson ile oluşturdukları ortaklık, sistemik köleliğin psikolojik boyutlarını dâhil eden karmaşık bir yapı sunar. Django’nun geçirdiği dönüşüm, zincirlerini kıran bir mahkûmun ötesinde, kendi kaderine hâkim olan efsanevi bir kahramanın doğuşunu simgeler. Tarantino’nun özgün diyalog yazımı, gerilimi tırmandıran uzun sahneler ve türler arası müzik seçimleri filmin atmosferini zirveye taşır. Candyland çiftliğinde geçen akşam yemeği sahnesi, sinema tarihinde gerilimin adım adım nasıl tırmandırılacağına dair adeta bir ders niteliğindedir. Tarihsel gerçekleri tahrif etmek yerine onları sinematik bir arınma aracı olarak kullanan yapım, adalet ve intikam arasındaki ince çizgide yürürken hâlâ derin izler bırakmayı başarır. Zincirsiz, hem türün meraklılarına hem de Amerikan tarihî geçmişine farklı bir pencereden bakmak isteyenlere hitap eden görkemli bir başyapıttır.